Pzt - Cuma : 08:30 - 18:30
bilgi@ulusoymusavirlik.com
0312 213 21 77

Single Blog Title

This is a single blog caption

ÖNCE DÜŞÜN SONRA YAP

///
Yorum0
/
Kategori:

Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.

4857 sayılı iş kanunun 32 maddesi 3. Fıkrasına göre: “(Ek fıkra : 17/4/2008-5754/85 md.) İşçinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesaplarına yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin diğer usûl ve esaslar anılan bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”

Bu kanun maddesinden sonra 18 Kasım 2008 tarihinde 27058 sayı ile   “Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmelik” çıkarılmıştır. Bu yönetmeliğe göre; temel kural olarak; işyerleri ve işletmelerinde İş Kanunu hükümlerinin uygulandığı işverenler ile üçüncü kişiler, Türkiye genelinde çalıştırdıkları işçi sayısının en az 10 kişi olması hâlinde, çalıştırdıkları işçiye o ay içinde yapacakları her türlü ödemenin kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarını, bankalar aracılığıyla ödemekle yükümlüdürler. Banka aracılığıyla ödeme yapması gereken işverenler, işveren vekilleri veya üçüncü kişiler, işyerlerinin bulunduğu mahalde banka şubesi bulunmaması ya da çalışanlara banka aracılığıyla ödeme yapılmasına imkân bulunmaması hâlinde ödemeler, T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü şubeleri aracılığıyla yapılır. Yani sonuç olarak personelinize yaptığınız her türlü ödemeyi bankadan veya PTT den yapmak zorundasınız.

Örneğin; bir hizmet alım işinden dolayı Milli Eğitim Müdürlüğüne yaptığınız işte çalıştırdığınız 95 kişinin ücret ödemelerinin tamamını her ay bankaya yatırılması zorunludur. Bankaya yatırılmayan veya eksik yatan tutardan dolayı her ay için ve işçi başına 161 TL idari para cezası ödenir.

Örneğimizde Ocak 2016 dönemi için 45 işçinin ücretini bankadan ödenmediğini varsayarsak 45 işçi * 1 ay * 161 TL =  7.245 TL idari para cezasını İşveren ödemek zorunda kalır. Bu durumda işveren, sözleşme hükümlerine göre idareye rücu etme hakkı olabilir.

Ancak yaptırımlar bununla da kalmıyor ve işverenleri bekleyen farkında olmadıkları bir hapis tehlikesi de var. Şöyle ki:

Birçok işveren işçilerine daha fazla ücret ödemelerine karşın asgari ücret üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirmekteler. Bunun için de asgari ücret kadar kısmı banka üzerinden, geri kalan kısmı da elden işçiye ödemekteler. Dolayısıyla ücret bordrolarında işçi ücretini asgari ücret olarak göstermekteler.

Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesine göre sigortalıların ücretlerinin eksik gösterilmesi halinde söz konusu ücret bordrosu muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olarak tanımlanıyor. Bu durumda da işverenler hakkında 1,5 ila 3 yıl arasında hapis cezası öngörülüyor.

Ayrıca böyle bir durumun tespiti halinde işverene gelir idaresi tarafından vergi ziyaı cezası, SGK tarafından da idari para cezası kesilecek ve eksik ödenen vergi ve primler geriye dönük olarak faiziyle tahsil edilecek.

Sonuç olarak 10’dan fazla işçi çalıştıran işverenlerin banka kanalıyla yapacakları ödemelerde ücretin tümünü bankaya yatırmaları, elden ödeme yapmamaları ve ücret bordrosunu da gerçeğe uygun düzenlemeleri gerekir. Aksi takdirde (Yoksa) sonuçları maddi ve manevi yönden ağır olabilir…

Son söz “Sayın İşverenler, ücretleri elden ödemeden önce düşünüp; sonra işçi ücretlerini bankalar aracılığı ile ödemeniz tavsiye olunur.”

S.Kürşat ULUSOY

S.M. Mali Müşavir

Ankara,Şubat 2016

Bir Yorum Yazın